Kaçıngan Bağlanma Nedir? İlişkilerde Uzaklaşma, Yakınlık Korkusu ve Güvenli Bağ Kurma
- Oğuz Demir
- 26 Haz
- 16 dakikada okunur
Bir ilişkide her şey iyi giderken bir anda uzaklaşma ihtiyacı hissettiğiniz oldu mu?
Karşınızdaki kişi size yaklaştıkça içinizde açıklaması zor bir sıkışma oluşmuş olabilir. Mesajlara cevap vermek zor gelmiş olabilir. Duygularınızı konuşmanız gerektiğinde konuyu değiştirmek istemiş olabilirsiniz. Partneriniz daha fazla yakınlık istediğinde bunu bir sevgi ihtiyacı gibi değil, üzerinize gelen bir baskı gibi hissetmiş olabilirsiniz.
Ya da ilişkinin diğer tarafındasınızdır.
Partneriniz bazen çok sıcak, bazen çok mesafelidir. Yakınlaştığınızı düşündüğünüz anda geri çekilir. Sorunları konuşmak istediğinizde susar, erteler veya “Büyütülecek bir şey yok” der. Siz netlik istedikçe o daha fazla uzaklaşır. Siz konuşmak istedikçe o kendi içine çekilir. Bir süre sonra kendinizi şu soruların içinde bulabilirsiniz:
“Beni gerçekten seviyor mu?”“Yakınlık kurmak istemiyorsa neden ilişkide?”“Ben mi fazla şey istiyorum?”“Onun alanına saygı duymalı mıyım, yoksa bu ilişki beni yalnız mı bırakıyor?”“Bir insan hem sevip hem bu kadar uzak durabilir mi?”
Bu sorular ilişkilerde oldukça sık karşımıza çıkar. Çünkü kaçıngan bağlanma yalnızca “mesafeli olmak” değildir. Çoğu zaman kişinin yakınlık, güven, ihtiyaç duyma, duygularını gösterme ve kırılganlıkla kurduğu ilişkiyle ilgilidir.
Bu yazıda kaçıngan bağlanmanın ne olduğunu, ilişkilerde nasıl görünebildiğini, neden gelişebileceğini, kaçıngan bağlanan kişinin iç dünyasında neler yaşanabileceğini ve daha güvenli bağlar kurabilmek için nereden başlanabileceğini ele alacağız.
Burada önemli bir noktayı baştan söylemek gerekir:
Kaçıngan bağlanma bir karakter kusuru değildir.Bir insanı “soğuk”, “duygusuz”, “sevgisiz” veya “bağlanamaz” diye etiketlemek için kullanılmamalıdır.
Bağlanma biçimleri, ilişkilerde hangi durumlarda zorlandığımızı anlamamıza yardımcı olan bir çerçevedir. Ama bu çerçeve, kim olduğumuzu tamamen açıklamaz. İnsan yalnızca bağlanma stilinden ibaret değildir.
Kaçıngan Bağlanma Nedir?
Kaçıngan bağlanma, kişinin yakın ilişkilerde duygusal mesafeyi koruma, fazla bağımlı görünmekten kaçınma, ihtiyaçlarını bastırma ve duygusal yakınlık arttığında geri çekilme eğilimi göstermesiyle ilişkilidir.
Bu kişiler dışarıdan bakıldığında çoğu zaman güçlü, bağımsız, kendi kendine yeten ve kontrol sahibi görünebilir. Hatta bazen gerçekten de hayatlarının birçok alanında oldukça işlevsel olabilirler. İş, sorumluluklar, sosyal düzen veya günlük hayat söz konusu olduğunda oldukça başarılı bir profil çizebilirler.
Fakat konu duygusal yakınlığa geldiğinde işler karmaşıklaşabilir.
Birine ihtiyaç duymak, birinden destek istemek, duygusal olarak açılmak, kırılgan görünmek veya partnerle derin bir bağ kurmak güvenli değil de tehdit edici gibi hissedilebilir.
Bu nedenle kişi yakınlık istemediği için değil, yakınlığın içinde kendisini güvende hissedemediği için uzaklaşabilir.
Buradaki temel nokta şudur:
Kaçıngan bağlanan kişi çoğu zaman ilişkiye tamamen karşı değildir.Fakat ilişkinin getirdiği duygusal yoğunlukla baş etmekte zorlanabilir.
Yakınlık arttıkça iç dünyasında şu tür düşünceler belirebilir:
“Benden çok şey bekleyecek.”“Özgürlüğümü kaybedeceğim.”“Buna cevap verirsem daha fazlasını isteyecek.”“Duygularımı açarsam zayıf görünürüm.”“Birine çok ihtiyaç duymak iyi bir şey değil.”“Ben kendi başıma daha rahatım.”“Bu kadar konuşmaya gerek yok.”“İlişki beni kısıtlıyor.”
Bu düşünceler her zaman açık biçimde fark edilmez. Bazen kişi yalnızca “içimden gelmiyor”, “bunaldım”, “mesafeye ihtiyacım var” veya “ben böyleyim” diyerek yaşadığı şeyi açıklamaya çalışır.
Kaçıngan Bağlanma ve Mesafe: Her Uzaklaşma Sevgisizlik Değildir
İlişkilerde en sık yapılan hatalardan biri, mesafeyi doğrudan sevgisizlikle açıklamaktır.
Elbette bir ilişkide sürekli uzaklık, ilgisizlik ve duygusal kopukluk varsa bunun ilişki üzerinde ciddi bir etkisi olur. Partner kendisini yalnız, değersiz veya istenmiyor hissedebilir. Bu duygular önemlidir ve görmezden gelinmemelidir.
Ancak kaçıngan bağlanmayı anlamaya çalışırken şu ayrımı yapmak faydalı olur:
Bir insan uzaklaşıyor diye mutlaka sevmiyor olmayabilir.Ama seviyor olması da uzaklaşmanın ilişkiye verdiği zararı ortadan kaldırmaz.
Yani burada iki tarafı da aynı anda görebilmek gerekir.
Kaçıngan bağlanan kişi, yakınlık karşısında gerçekten zorlanıyor olabilir. Partnerine değer veriyor olabilir. İlişkiyi kaybetmek istemiyor olabilir. Fakat duygusal yoğunluk arttığında bedeni ve zihni bunu bir tehdit gibi algılıyor olabilir.
Diğer taraftan partner de haklı olarak yalnız kalmış hissedebilir. Sürekli bekleyen, anlamaya çalışan, konuşmak isteyen ama karşılık bulamayan taraf olmak oldukça yorucu olabilir.
Bu nedenle kaçıngan bağlanmayı anlamak, mesafeyi tamamen normalleştirmek anlamına gelmez.
Anlamak, davranışın arkasındaki psikolojik süreci görebilmektir.Ama ilişkide ihtiyaçların konuşulması, sınırların belirlenmesi ve iki tarafın da duygusal olarak korunması gerekir.
Kaçıngan Bağlanma Belirtileri Nelerdir?
Kaçıngan bağlanma her insanda aynı şekilde görülmez. Bazı kişiler belirgin biçimde mesafelidir. Bazıları ise ilişkinin başında oldukça ilgili davranır, yakınlık derinleştikçe geri çekilmeye başlar. Bazıları yalnızca romantik ilişkilerde zorlanır; arkadaşlık veya iş ilişkilerinde daha rahat olabilir.
Yine de ilişkilerde kaçıngan bağlanmaya işaret edebilen bazı ortak belirtiler vardır.
1. Duyguları konuşmaktan kaçınmak
Kaçıngan bağlanan kişiler için duyguları açıkça konuşmak zorlayıcı olabilir.
Partneri “Ne hissediyorsun?” diye sorduğunda gerçekten cevap bulamayabilir. Ya da cevap bulsa bile bunu söylemek istemeyebilir. Çünkü duyguları ifade etmek, onun için yakınlaşmak anlamına gelebilir.
Bu durumda şu tepkiler görülebilir:
“Bilmiyorum.”“Bir şey yok.”“Abartıyorsun.”“Şimdi bunu konuşmayalım.”“Her şeyi konuşmak zorunda mıyız?”“Ben böyle şeyleri konuşmayı sevmiyorum.”
Bazen bu cümlelerin arkasında ilgisizlik değil, duygularla temas etmekte zorlanma vardır.
2. Yakınlık arttığında geri çekilmek
İlişkinin başında her şey yolunda giderken, bağ derinleşmeye başladığında kişi mesafe koyabilir.
Daha az mesaj atar. Daha az görüşmek ister. Planları erteler. İşe, arkadaşlara, yalnız kalmaya veya başka uğraşlara daha fazla yönelir. Partner bunu “ilgisi azaldı” şeklinde algılayabilir.
Bazen gerçekten ilgi azalmıştır. Ama bazen de kişi yakınlık arttıkça kendi içindeki alarm sistemini yönetmeye çalışıyordur.
Yakınlık onun için huzur kadar baskı da yaratabilir.
3. Aşırı bağımsızlık vurgusu
Kaçıngan bağlanan kişiler çoğu zaman “kimseye ihtiyaç duymama” fikrine sıkı sıkıya tutunabilir.
Bağımsız olmak elbette sağlıklı ve önemli bir ihtiyaçtır. Fakat ilişkilerde sağlıklı bağımsızlık ile duygusal kaçınma aynı şey değildir.
Sağlıklı bağımsızlık şunu söyler:
“Ben kendi hayatımı sürdürebilirim, aynı zamanda duygusal bağ kurabilirim.”
Kaçıngan savunma ise bazen şuna dönüşebilir:
“Kimseye ihtiyaç duymazsam incinmem.”
Bu nedenle kişi yardım istemekten, destek almaktan, zorlandığını söylemekten veya partnerine yaslanmaktan kaçınabilir.
4. Sorunları konuşmak yerine uzaklaşmak
İlişkide bir problem olduğunda kaçıngan bağlanan kişi konuşmayı erteleyebilir veya tamamen kapatabilir.
Çünkü çatışma onun için yalnızca bir anlaşmazlık değildir. Aynı zamanda duygusal yoğunluk, beklenti, yüzleşme ve kontrol kaybı anlamına gelebilir.
Bu durumda kişi susabilir, ortamdan uzaklaşabilir, telefonlara geç dönebilir veya “Bu konu kapansın” diyebilir.
Partner açısından ise bu durum çözümsüzlük hissi yaratır. Çünkü bir sorun konuşulmadığında ortadan kalkmış olmaz. Çoğu zaman ilişki içinde birikmeye devam eder.
5. Partnerin ihtiyaçlarını baskı gibi hissetmek
Kaçıngan bağlanan kişi, partnerinin duygusal ihtiyaçlarını bazen talep, beklenti veya kontrol gibi algılayabilir.
Partneri daha sık görüşmek isteyebilir. Daha açık iletişim kurmak isteyebilir. İlişkinin nereye gittiğini konuşmak isteyebilir. Bunlar birçok ilişkide doğal ihtiyaçlardır.
Fakat kaçıngan kişi bunu şöyle duyabilir:
“Benden sürekli bir şey isteniyor.”“Yetemeyeceğim.”“Özgürlüğüm kısıtlanacak.”“Beni değiştirmeye çalışıyor.”“Ne yapsam yeterli olmayacak.”
Bu noktada partnerin ihtiyacı ile kişinin içsel baskı algısı birbirine karışabilir.
6. İlişkiyi zihinsel olarak küçümsemek
Kaçıngan bağlanmada bazen kişi ilişkiyi veya partnerini zihinsel olarak küçümsemeye başlayabilir.
Bu her zaman bilinçli yapılan bir şey değildir. Kişi yakınlık arttığında kendisini korumak için partnerin eksiklerine daha fazla odaklanabilir.
“Zaten çok uyumlu değiliz.”“O da fazla hassas.”“Bu ilişki beni çok yoruyor.”“Belki de ben ilişki insanı değilim.”“Tek başıma daha iyiyim.”
Bazen bu cümleler gerçek bir uyumsuzluğu gösterir. Fakat bazen de yakınlığın yarattığı kaygıyı azaltmak için kullanılan zihinsel mesafe alma yollarıdır.
7. İlişkinin içinde var olup duygusal olarak uzak kalmak
Kaçıngan bağlanan kişi ilişkiyi tamamen bitirmeyebilir. Partneriyle görüşmeye devam edebilir. Günlük hayatı paylaşabilir. Hatta dışarıdan bakıldığında ilişki normal görünebilir.
Ama duygusal olarak derinleşmeye gelince belli bir sınırın ötesine geçmez.
Partner şu hissi yaşayabilir:
“Yanımda ama bana tam olarak gelmiyor.”
Bu cümle, kaçıngan bağlanmanın ilişkide yarattığı yalnızlığı oldukça iyi anlatır.
Kaçıngan Bağlanma Neden Olur?
Kaçıngan bağlanmanın tek bir nedeni yoktur. Her insanın hikâyesi farklıdır. Erken dönem bakım veren ilişkileri, aile içinde duygulara verilen yer, geçmiş ilişkiler, hayal kırıklıkları, reddedilme deneyimleri, kişilik özellikleri ve yaşam boyunca öğrenilen baş etme biçimleri bu süreçte etkili olabilir.
Bu nedenle “Kaçıngan bağlanan herkesin çocukluğu şöyledir” gibi kesin cümleler kurmak doğru olmaz.
Yine de bazı deneyimler kaçıngan bağlanmaya zemin hazırlayabilir.
Duygusal ihtiyaçların yeterince görülmemesi
Bir çocuk üzüldüğünde, korktuğunda, ağladığında veya destek istediğinde sürekli olarak yalnız bırakılıyorsa zamanla şu mesajı öğrenebilir:
“Duygularımı göstermem işe yaramıyor.”“İhtiyaç duymak güvenli değil.”“Yakınlık beklemek hayal kırıklığı yaratıyor.”“Kendi kendime yetmeliyim.”
Bu öğrenme, yetişkinlikte de devam edebilir.
Kişi artık çocuk değildir. Fakat ilişkilerde ihtiyaç duymak hâlâ tehlikeli gibi hissedilebilir.
“Güçlü olmalısın” mesajı
Bazı ailelerde duygusal ifade zayıflık gibi görülür.
“Bunda ağlanacak ne var?”“Abartma.”“Güçlü ol.”“Kendi başına hallet.”“Kimseye muhtaç olma.”
Bu mesajlar bazen iyi niyetle verilir. Fakat çocuk için duygularını bastırmayı öğrenmek anlamına gelebilir.
Yetişkinlikte kişi gerçekten güçlü görünür. Ama iç dünyasında destek istemeyi, yakınlık içinde rahat etmeyi veya kırılganlığını göstermeyi öğrenmemiş olabilir.
Sınır ihlalleri ve kontrol edilme deneyimi
Kaçıngan bağlanma yalnızca ilgisizlikle değil, bazen aşırı müdahaleci ilişkilerle de gelişebilir.
Eğer kişinin çocuklukta veya geçmiş ilişkilerinde sınırları sık sık ihlal edildiyse, yakınlık kontrol edilmekle eşleşebilir.
Bu durumda yetişkinlikte partnerin yakınlık isteği bile tehdit gibi algılanabilir.
“Bana yaklaşırsa beni yutacak.”“İlişki içinde kendimi kaybedeceğim.”“Alanımı korumazsam kontrol edileceğim.”
Bu nedenle kişi mesafeyi bir savunma olarak kullanabilir.
Geçmiş ilişkilerde incinme
Bazı kişiler daha önce yoğun bağ kurduğu bir ilişkide çok incinmiş olabilir. Aldatılmış, terk edilmiş, değersiz hissettirilmiş veya duygusal olarak manipüle edilmiş olabilir.
Bu deneyimlerden sonra zihin kendince bir sonuç çıkarabilir:
“Bir daha kimseye bu kadar yaklaşmamalıyım.”
Böylece kaçınganlık, geçmişte yaşanan acıyı tekrar yaşamamak için geliştirilen bir korunma biçimine dönüşebilir.
Fakat korunmaya çalışırken kişi yeni ilişkilerde gerçek yakınlığı da kaçırabilir.
Kaçıngan Bağlanan Kişi Sever mi?
Bu soru ilişkilerde çok sık sorulur.
Kaçıngan bağlanan kişi sevebilir. Değer verebilir. Özleyebilir. İlişkiyi önemseyebilir. Fakat sevgiyle yakınlık kurma kapasitesi aynı şey değildir.
Bir insan sevebilir ama duygusunu ifade etmekte zorlanabilir.Bir insan ilişkiyi isteyebilir ama yakınlık arttığında kaygılanabilir.Bir insan partnerini kaybetmek istemeyebilir ama sorunları konuşmaktan kaçabilir.
Burada önemli olan yalnızca kişinin sevip sevmediği değildir.
Asıl soru şudur:
Bu sevgi ilişkide nasıl yaşanıyor?
Çünkü sevgi hissediliyor olsa bile, sürekli mesafe, belirsizlik, suskunluk ve duygusal erişilemezlik partneri yıpratabilir. İlişkiler yalnızca içimizde ne hissettiğimizle değil, o hissi nasıl taşıdığımızla da şekillenir.
Bu nedenle “Beni seviyor ama gösteremiyor” cümlesi bazen kişiyi uzun süre bekleten bir cümleye dönüşebilir.
Evet, bazı insanlar sevgisini göstermekte zorlanır.Ama sağlıklı bir ilişkide iki tarafın da ihtiyaçlarının görülmesi gerekir.
Kaçıngan Bağlanma İlişkilerde Nasıl Bir Döngü Yaratır?
Kaçıngan bağlanma çoğu zaman tek başına yaşanmaz. İlişkide iki kişinin bağlanma biçimi birbirini etkiler.
Özellikle kaygılı bağlanma eğilimi olan biriyle kaçıngan bağlanma eğilimi olan biri bir araya geldiğinde yoğun bir takip-etme ve uzaklaşma döngüsü oluşabilir.
Bu döngü kabaca şöyle ilerleyebilir:
İlişkinin başında çekim güçlüdür. Kaçıngan kişi henüz çok baskı hissetmediği için daha rahat olabilir. Kaygılı kişi de ilgi gördüğü için güvende hissedebilir.
Zamanla yakınlık artar. Kaygılı bağlanan kişi daha fazla netlik, temas ve güvence ister. Kaçıngan bağlanan kişi ise bu ihtiyacı baskı gibi algılayıp geri çekilir.
Kaçıngan kişi geri çekildikçe kaygılı kişi daha fazla yaklaşır. Daha çok sorar, daha çok mesaj atar, daha çok açıklama ister.
Kaygılı kişi yaklaştıkça kaçıngan kişi daha fazla sıkışır ve daha çok uzaklaşır.
Bir süre sonra iki taraf da kendisini haklı görür:
Kaygılı taraf şöyle düşünür:“Ben sadece sevilmek ve güvende hissetmek istiyorum.”
Kaçıngan taraf şöyle düşünür:“Ben sadece nefes almak ve baskı altında kalmamak istiyorum.”
Aslında iki tarafın da temel ihtiyacı anlaşılmak ve güvende hissetmektir. Ama kullandıkları yollar birbirini tetikler.
Biri yakınlaşarak güven arar.Diğeri uzaklaşarak güven arar.
Bu döngü fark edilmediğinde ilişki sürekli aynı yere dönebilir.
Kaçıngan Bağlanan Kişinin İç Dünyasında Neler Olabilir?
Dışarıdan bakıldığında kaçıngan bağlanan kişi umursamaz gibi görünebilir. Fakat iç dünyada durum her zaman bu kadar basit değildir.
Bazı kaçıngan kişiler gerçekten duygularını bastırır. Bazıları duygularını ancak ilişki bittikten sonra fark eder. Bazıları partneri yanındayken mesafe ister, partner uzaklaştığında ise özlem hisseder. Bazıları ise birine ihtiyaç duyduğunu fark etmekten bile rahatsız olur.
Kaçıngan bağlanan kişinin içinde şu tür çatışmalar olabilir:
“Yakın olmak istiyorum ama yakınlık beni bunaltıyor.”“Seviyorum ama bunu nasıl göstereceğimi bilmiyorum.”“İlişkide kalmak istiyorum ama sürekli konuşmak bana ağır geliyor.”“Biri bana ihtiyaç duyduğunda kaçmak istiyorum.”“Kendi alanım olmazsa kendimi kaybedecekmişim gibi hissediyorum.”“Duygularımı açarsam kontrolü kaybederim.”“Beni gerçekten tanırsa benden uzaklaşabilir.”
Bu cümlelerin hepsi her kaçıngan kişide olmaz. Fakat birçok kaçıngan bağlanma örüntüsünde yakınlık ile güven aynı anda yaşanmaz.
Yakınlık arttığında güven de artmak yerine, tehdit algısı artabilir.
Kaçıngan Bağlanma Bir Savunma Biçimi Olabilir
Kaçıngan bağlanmayı anlamanın en önemli yollarından biri, bunu yalnızca “uzak davranmak” olarak değil, bir savunma biçimi olarak görebilmektir.
Kişi geçmişte ihtiyaç duyduğunda karşılık bulamamış olabilir. Duygularını gösterdiğinde küçümsenmiş olabilir. Yakın ilişkilerde kontrol edilmiş, ihmal edilmiş veya incinmiş olabilir.
Böyle bir durumda zihin şunu öğrenebilir:
“Yakınlık risklidir.”“İhtiyaç duymak zayıflıktır.”“Duygularımı gösterirsem zarar görürüm.”“Mesafe koyarsam kontrol bende kalır.”
Bu savunma kısa vadede kişiyi rahatlatabilir. Mesafe koyduğunda kaygısı azalır. Konuşmayı ertelediğinde bunalmaktan kurtulur. Kendi alanına çekildiğinde kontrol hissi geri gelir.
Fakat uzun vadede bu savunma ilişkiyi zorlayabilir.
Çünkü bir ilişki sürekli mesafeyle sürdürüldüğünde, partner kendisini dışarıda bırakılmış hissedebilir. Duygusal yakınlık oluşmakta zorlanabilir. Sorunlar çözülmeden kalabilir. Kişi korunmaya çalışırken aslında ihtiyacı olan güvenli bağı da uzaklaştırabilir.
Kaçıngan Bağlanma ve İlişkide Partnerin Yaşadığı Zorluklar
Kaçıngan bağlanan biriyle ilişkide olan partner çoğu zaman karmaşık duygular yaşar.
Bir yandan karşı tarafın iyi yanlarını görür. Onunla güzel zamanlar geçirmiştir. Belki sevildiğini hissettiği anlar da vardır. Fakat diğer yandan ilişki içinde yalnız hisseder.
Partnerin yaşayabileceği bazı duygular şunlardır:
“Ne zaman yaklaşsam uzaklaşıyor.”“Kendimi sürekli fazla isteyen taraf gibi hissediyorum.”“Duygularımı anlattığımda kapanıyor.”“Bir sorun olduğunda tek başıma çözmeye çalışıyorum.”“Onun alanına saygı duyayım derken kendi ihtiyaçlarımı unutuyorum.”“Bana gerçekten bağlanıp bağlanmadığını anlayamıyorum.”“İlişkide var ama bana tam olarak temas etmiyor.”
Bu duygular önemlidir.
Kaçıngan bağlanmayı anlamaya çalışırken partnerin yalnızlığını küçümsememek gerekir. Çünkü bir kişinin mesafe ihtiyacı ne kadar gerçekse, diğer kişinin yakınlık ve güven ihtiyacı da o kadar gerçektir.
Sağlıklı ilişki, bir tarafın tamamen yaklaşması ve diğer tarafın tamamen kaçması üzerine kurulamaz.
İki tarafın da kendisini duyabildiği, ihtiyaçlarını ifade edebildiği ve sınırlarını koruyabildiği bir zemin gerekir.
Kaçıngan Bağlanan Biriyle İlişkide Ne Yapılabilir?
Eğer partnerinizde kaçıngan bağlanma eğilimi olduğunu düşünüyorsanız, onu değiştirmeye çalışmak çoğu zaman işe yaramaz. Hatta kişi kendisini daha fazla baskı altında hissedip daha çok uzaklaşabilir.
Ama bu, sizin tamamen susmanız veya ihtiyaçlarınızı yok saymanız gerektiği anlamına da gelmez.
Burada denge önemlidir.
1. Etiketlemek yerine davranışı konuşun
“Sen kaçıngansın, zaten bağlanamıyorsun” demek çoğu zaman savunmayı artırır.
Bunun yerine somut davranışı ve sizde yarattığı etkiyi konuşmak daha faydalı olabilir:
“Bir sorun yaşadığımızda birkaç gün boyunca konuşmadığımızda kendimi yalnız hissediyorum.”“Bana alan ihtiyacın olduğunu söylemen önemli, ama ne zaman konuşabileceğimizi bilmeye de ihtiyacım var.”“Duygularımı anlattığımda konunun kapanması beni değersiz hissettiriyor.”
Bu cümleler suçlamadan çok deneyimi anlatır.
2. Yakınlık ihtiyacınızı saklamayın
Kaçıngan biriyle ilişkide olan kişiler bazen karşı taraf uzaklaşmasın diye kendi ihtiyaçlarını bastırmaya başlar.
Daha az soru sorar. Daha az beklenti gösterir. Kırıldığını söylemez. Netlik istemekten vazgeçer. İlişkinin adını koymak istemezmiş gibi davranır.
Fakat bu uzun vadede kişiyi yorar.
İlişkide ihtiyaç sahibi olmak yanlış değildir. Yakınlık istemek, konuşmak istemek, güven hissetmek istemek fazla beklenti değildir.
Önemli olan bu ihtiyaçları suçlayıcı değil, açık ve dengeli biçimde ifade edebilmektir.
3. Alan ihtiyacı ile duygusal ihmal arasındaki farkı görün
Herkesin ilişkide alana ihtiyacı olabilir. Bu sağlıklıdır.
Fakat alan ihtiyacı, sürekli belirsizlik ve duygusal erişilemezlik hâline geliyorsa burada ilişkiyi değerlendirmek gerekir.
Sağlıklı alan şuna benzer:
“Şu an biraz sakinleşmeye ihtiyacım var. Akşam konuşabiliriz.”
Duygusal kaçınma ise daha çok şuna benzer:
Ortadan kaybolmak, konuyu tamamen kapatmak, partneri sürekli bekletmek, konuşmaları belirsiz biçimde ertelemek veya karşı tarafın duygusal ihtiyacını sürekli küçümsemek.
Bu ikisi aynı şey değildir.
4. Kurtarıcı rolüne girmeyin
Kaçıngan bağlanan birini anlamak önemlidir. Fakat onu iyileştirmek sizin göreviniz değildir.
“Ben yeterince sabırlı olursam değişir.”“Onu gerçekten seven kişi ben olursam açılır.”“Geçmişte incinmiş, o yüzden her şeyi ben taşımalıyım.”“Beni kaybettiğinde fark edecek.”
Bu düşünceler kişiyi uzun süre kendi ihtiyaçlarından uzaklaştırabilir.
Bir ilişkide anlayış önemlidir. Ama anlayış, tek taraflı fedakârlığa dönüşmemelidir.
5. Kendi sınırlarınızı netleştirin
Kaçıngan bağlanma eğilimi olan bir partnerle ilişkide şu soruları kendinize sormak faydalı olabilir:
Bu ilişkide hangi ihtiyaçlarım düzenli olarak karşılanmıyor?Karşı taraf mesafe ihtiyacını ifade edebiliyor mu, yoksa beni belirsizlikte mi bırakıyor?Ben ne kadar beklemeye hazırım?İlişkide konuşulabilir bir zemin var mı?Sürekli anlayan taraf olmak beni nasıl etkiliyor?Bu ilişki içinde kendimi daha mı güvende, yoksa daha mı yalnız hissediyorum?
Bu soruların amacı hemen ayrılmak veya kalmak değildir. Ama ilişkinin sizi nasıl etkilediğini daha açık görmenize yardımcı olabilir.
Kaçıngan Bağlanan Kişi Ne Yapabilir?
Eğer kendinizde kaçıngan bağlanma eğilimi fark ediyorsanız, bunu kendinize kızmak için değil, ilişkilerde nerede zorlandığınızı anlamak için kullanabilirsiniz.
“Ben böyleyim” demek bazen rahatlatıcı olabilir. Fakat aynı zamanda değişim ihtimalini de kapatabilir.
Daha faydalı olan soru şudur:
“Ben yakınlık karşısında ne yaşıyorum ve bunu daha sağlıklı nasıl yönetebilirim?”
1. Uzaklaşma isteğinizin ne zaman arttığını fark edin
Kaçıngan bağlanmada en önemli adımlardan biri tetikleyicileri fark etmektir.
Ne olduğunda uzaklaşmak istiyorsunuz?
Partneriniz duygularını anlattığında mı?İlişkinin geleceği konuşulduğunda mı?Sizden netlik beklendiğinde mi?Bir tartışma çıktığında mı?Partneriniz size ihtiyaç duyduğunda mı?Kendinizi eleştirilmiş hissettiğinizde mi?Çok sevildiğinizi hissettiğinizde bile mi?
Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, mesafenin altında hangi duygunun olduğunu anlamanıza yardımcı olabilir.
Bazen uzaklaşma isteğinin altında öfke değil, korku vardır.Bazen sıkılma değil, bunalmışlık vardır.Bazen sevgisizlik değil, kontrolü kaybetme kaygısı vardır.
2. “Alan istiyorum” demeyi öğrenin ama ilişkiyi belirsizlikte bırakmayın
Alan ihtiyacı sağlıklı biçimde ifade edilebilir.
Örneğin:
“Şu an konuşunca savunmaya geçeceğimi hissediyorum. Biraz sakinleşip akşam konuşmak istiyorum.”“Bu konu benim için zor. Kaçmak istemiyorum ama biraz zamana ihtiyacım var.”“Sana değer veriyorum. Şu an yalnız kalmam gerekiyor, sonra devam edelim.”
Bu tür cümleler hem kişinin alan ihtiyacını korur hem de partneri tamamen belirsizlikte bırakmaz.
Kaçınma ise çoğu zaman açıklamasız uzaklaşır.Sağlıklı sınır ise ilişkiyi yok saymadan mesafe koyar.
3. Duygularınızı küçük dozlarda ifade etmeye başlayın
Kaçıngan bağlanan kişiler için duyguları bir anda derin biçimde açmak zor olabilir. Bu nedenle başlangıçta küçük ifadeler daha gerçekçi olabilir.
“Bunu konuşmak bana zor geliyor.”“Şu an biraz gerildim.”“Bunu duyunca savunmaya geçtim.”“Sana değer veriyorum ama bazen yakınlık beni korkutuyor.”“Ne hissettiğimi anlamam zaman alıyor.”
Bu cümleler mükemmel olmak zorunda değildir. Önemli olan, tamamen kapanmak yerine küçük de olsa temas kurabilmektir.
4. İhtiyaç duymayı zayıflık gibi görmemeye çalışın
Birine ihtiyaç duymak zayıflık değildir.
İnsan ilişkisel bir varlıktır. Destek almak, sevilmek istemek, anlaşılmak istemek, zorlandığında birine yaslanmak insani ihtiyaçlardır.
Elbette kimseye tamamen bağımlı yaşamak sağlıklı değildir. Fakat hiç kimseye ihtiyaç duymamaya çalışmak da çoğu zaman insanı güçlendirmez; yalnızlaştırır.
Güvenli bağ, bağımsızlığı yok etmez.Tam tersine kişi kendisini güvende hissettiğinde dünyaya daha rahat açılabilir.
5. Partnerinizi düşman gibi değil, ilişki içindeki bir eşlikçi gibi görmeye çalışın
Kaçıngan bağlanmada partnerin talepleri bazen saldırı gibi algılanabilir.
Oysa partnerinizin duygularını ifade etmesi her zaman sizi kısıtlamak istediği anlamına gelmez. Bazen sadece ilişki içinde kendisini güvende hissetmeye çalışıyordur.
Bu noktada şu ayrım önemlidir:
Partnerim beni kontrol etmeye mi çalışıyor?Yoksa ilişki içinde anlaşılmak ve görülmek mi istiyor?
Elbette bazı ilişkilerde gerçekten kontrol, baskı veya sınır ihlali olabilir. Böyle durumlarda mesafe ihtiyacı anlaşılırdır. Fakat güvenli bir ilişkide partnerin yakınlık ihtiyacını tamamen tehdit gibi algılamak, ilişkiyi gereğinden fazla savunmalı hâle getirebilir.
Kaçıngan Bağlanma Değişir mi?
Kaçıngan bağlanma değişebilir. Fakat bu değişim genellikle bir anda olmaz.
Kişinin yıllardır kullandığı savunma biçimleri, tek bir farkındalıkla hemen ortadan kalkmayabilir. Yakınlık karşısında geri çekilmek otomatik bir tepki hâline gelmiş olabilir.
Değişim çoğu zaman şu adımlarla başlar:
Kişi önce ilişkilerde tekrar eden örüntüsünü fark eder.Sonra uzaklaşma isteğinin altında hangi duygular olduğunu anlamaya başlar.Ardından duygularını tamamen kapatmak yerine daha küçük ve güvenli biçimlerde ifade etmeyi dener.Partnerle daha açık iletişim kurmayı öğrenir.İhtiyaç duymanın zayıflık olmadığını deneyimlemeye başlar.Güvenli ilişkiler içinde yavaş yavaş yeni bir deneyim birikir.
Burada önemli olan mükemmel bir şekilde “güvenli bağlanan biri” olmaya çalışmak değildir.
Amaç, ilişkilerde otomatik olarak kaçmak yerine, ne yaşadığını fark edip daha bilinçli seçimler yapabilmektir.
Terapi Sürecinde Kaçıngan Bağlanma Nasıl Ele Alınabilir?
Terapi, kaçıngan bağlanmada kişiye “neden böylesin?” diye hesap sorulan bir alan değildir.
Daha çok, kişinin ilişkilerde kendisini nasıl koruduğunu, bu korunma biçiminin nereden geldiğini ve bugün hayatını nasıl etkilediğini anlamaya yardımcı olan güvenli bir alandır.
Terapi sürecinde şu başlıklar ele alınabilir:
Yakınlık kurma ve uzaklaşma döngüleri
Duyguları ifade etmekte zorlanma
İlişkide alan ihtiyacı ve sınır koyma
Kontrolü kaybetme kaygısı
Birine ihtiyaç duyma korkusu
Geçmiş ilişkilerde yaşanan incinmeler
Çocukluk döneminde duygulara nasıl alan açıldığı
Partner seçimleri
Kaygılı ve kaçıngan bağlanma döngüsü
Tartışmalarda kapanma veya susma tepkisi
Duygusal yakınlık ile bağımlılık arasındaki fark
Güvenli ilişki deneyimlerini artırma
Öz-değer ve kırılganlıkla ilişki kurma
Eğer çift ilişkisinde bu döngü belirginse, bazı durumlarda çift terapisi de faydalı olabilir. Çünkü kaçıngan bağlanma yalnızca bir kişinin iç dünyasında yaşanmaz; ilişkideki karşılıklı tepkilerle güçlenebilir.
Bir taraf yaklaştıkça diğer taraf kaçıyor, diğer taraf kaçtıkça ilk taraf daha çok yaklaşıyorsa, burada döngüyü birlikte görmek önemlidir.
Terapi, kimin haklı olduğunu bulmaya çalışmaktan çok, iki tarafın birbirini nasıl tetiklediğini anlamaya yardımcı olabilir.
Psikolojik Destek Ne Zaman Faydalı Olabilir?
Kaçıngan bağlanma eğilimi olan herkesin terapiye gitmesi gerekmez. Bazı kişiler farkındalık, sağlıklı ilişkiler ve zamanla daha güvenli bağlar kurabilir.
Ancak bazı durumlarda profesyonel destek almak faydalı olabilir.
Şu durumlarda psikolojik destek almayı değerlendirebilirsiniz:
İlişkilerinizde sürekli aynı uzaklaşma döngüsünü yaşıyorsanız
Yakınlık arttığında yoğun bunaltı hissediyorsanız
Partnerinizle duygusal konuları konuşamıyorsanız
Tartışmalarda tamamen kapanıyor veya ortadan kayboluyorsanız
İlişki içindeyken sürekli özgürlüğünüzü kaybedecekmiş gibi hissediyorsanız
Birini sevmenize rağmen ilişkiyi sabote ettiğinizi düşünüyorsanız
Partnerleriniz sık sık sizi duygusal olarak ulaşılmaz buluyorsa
Ayrılık sonrası duygularınızı geç fark ediyor ve pişmanlık yaşıyorsanız
Geçmiş ilişkileriniz bugünkü yakınlık kurma biçiminizi belirgin biçimde etkiliyorsa
İlişkide hem kalmak isteyip hem sürekli kaçmak istiyorsanız
Ayrıca ilişkide hakaret, tehdit, takip, baskı, fiziksel şiddet, cinsel şiddet veya zorlayıcı kontrol varsa, öncelik bağlanma stilini analiz etmek değildir. Öncelik güvenliğinizi sağlamak ve gerekli profesyonel, hukuki ve sosyal destek kaynaklarına başvurmaktır.
Kaçıngan Bağlanmada Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
Kaçıngan bağlanmayı anlamak için kendinize bazı sorular sormak faydalı olabilir:
Yakınlık arttığında bende ne oluyor?Partnerim bana ihtiyaç duyduğunda ne hissediyorum?Duygularımı ifade etmek bana neden zor geliyor?Birine yaslanmak benim için ne anlama geliyor?İlişkide alan ihtiyacımı nasıl ifade ediyorum?Alan istemek ile tamamen uzaklaşmak arasındaki farkı görebiliyor muyum?Partnerimin duygusal ihtiyaçlarını ne zaman baskı gibi algılıyorum?Geçmişte yakınlık benim için nasıl bir deneyimdi?Bir sorun olduğunda konuşmak yerine neden kapanıyorum?Sevilmek beni rahatlatıyor mu, yoksa üzerimde beklenti mi yaratıyor?İlişki içinde kendimi kaybetmekten mi korkuyorum?Bağımsızlığımı korurken duygusal bağ kurmam mümkün mü?
Bu soruların amacı kendinizi suçlamak değildir.
Ama bazı sorular, yıllardır otomatik verdiğiniz tepkileri daha görünür hâle getirebilir.
Farkındalık her şeyi hemen değiştirmez. Ama çoğu zaman değişimin başladığı yer orasıdır.
Partneriniz Kaçıngan Bağlanıyorsa Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
Eğer ilişkide sürekli bekleyen, yaklaşmaya çalışan ve karşı tarafı anlamaya çalışan taraftaysanız, sizin de kendinize dönüp bakmanız önemlidir.
Şu sorular yardımcı olabilir:
Bu ilişkide kendimi ne kadar güvende hissediyorum?Karşı tarafın alan ihtiyacına saygı duyarken kendi ihtiyaçlarımı yok sayıyor muyum?İlişkide sürekli açıklama bekleyen taraf olmak beni nasıl etkiliyor?Yakınlık isteğim gerçekten fazla mı, yoksa temel bir ihtiyacım mı karşılanmıyor?Karşı taraf mesafe istediğinde bunu konuşabiliyor muyuz?Yoksa ben sürekli belirsizlikte mi kalıyorum?Onu anlamaya çalışırken kendimi unutuyor muyum?Bu ilişkide yalnızca potansiyele mi tutunuyorum?Gerçek davranışlar bana ne söylüyor?Ben bu ilişkide nasıl bir sevgiye ihtiyaç duyuyorum?
Bazen kişi partnerinin iç dünyasını anlamaya o kadar odaklanır ki kendi duygularını ikinci plana atar.
Oysa sağlıklı ilişkide yalnızca bir kişinin bağlanma hikâyesi değil, iki kişinin de ihtiyaçları önemlidir.
Kaçıngan Bağlanmadan Güvenli Bağa Doğru
Güvenli bağlanma, hiç kaygı yaşamamak veya hiç mesafe ihtiyacı duymamak değildir.
Güvenli bağ daha çok şudur:
Yakınlık kurarken kendini tamamen kaybetmemek.Bağımsız kalırken duygusal olarak kopmamak.Zorlandığında kaçmak yerine bunu ifade edebilmek.Partnerin ihtiyacını tehdit gibi değil, ilişki içinde konuşulabilecek bir konu gibi görebilmek.Kendi sınırlarını korurken karşı tarafı belirsizlikte bırakmamak.Sevilmeyi hem istemek hem de taşıyabilmek.
Kaçıngan bağlanmadan güvenli bağa doğru ilerlemek, kişinin kendi duvarlarını bir anda yıkması anlamına gelmez. Zaten çoğu zaman bu duvarlar bir dönem kişiyi korumuştur.
Ama bugün aynı duvarlar, kişinin gerçekten yakınlık kurmasını engelliyorsa, onları fark etmek önemlidir.
Bazen mesele duvarları tamamen yıkmak değildir.Bir kapı açabilmektir.
Kaçıngan Bağlanma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kaçıngan bağlanma nedir?
Kaçıngan bağlanma, kişinin yakın ilişkilerde duygusal mesafeyi koruma, ihtiyaçlarını bastırma, başkasına dayanmakta zorlanma ve yakınlık arttığında geri çekilme eğilimi göstermesiyle ilişkili bir bağlanma örüntüsüdür.
Kaçıngan bağlanan kişi sever mi?
Evet, kaçıngan bağlanan kişi sevebilir. Fakat sevgisini ifade etmekte, duygusal yakınlığı sürdürmekte veya partneriyle kırılgan bir bağ kurmakta zorlanabilir. Sevgi hissetmek ile bu sevgiyi ilişki içinde güvenli biçimde yaşatabilmek aynı şey değildir.
Kaçıngan bağlanma belirtileri nelerdir?
Duyguları konuşmaktan kaçınmak, yakınlık arttığında uzaklaşmak, aşırı bağımsızlık vurgusu yapmak, sorunları konuşmak yerine susmak, partnerin ihtiyaçlarını baskı gibi hissetmek ve ilişkide duygusal mesafe koymak kaçıngan bağlanma belirtileri arasında yer alabilir.
Kaçıngan bağlanan kişi neden uzaklaşır?
Çünkü yakınlık bazı kişiler için güvenli değil, tehdit edici hissedilebilir. Kişi özgürlüğünü kaybedeceğini, kontrol edileceğini, yetersiz kalacağını veya duygusal olarak incineceğini düşünebilir. Bu nedenle uzaklaşmak kısa vadede rahatlatıcı bir savunma hâline gelebilir.
Kaçıngan bağlanma değişir mi?
Evet, değişebilir. Ancak bu değişim genellikle zaman, farkındalık, güvenli ilişki deneyimleri ve gerektiğinde psikolojik destekle olur. Amaç bir anda tamamen değişmek değil, yakınlık karşısında verilen otomatik kaçınma tepkilerini fark edip daha sağlıklı yollar geliştirmektir.
Kaçıngan bağlanan biriyle ilişki yürür mü?
Her ilişki farklıdır. Kaçıngan bağlanma eğilimi olan biriyle ilişki yürüyebilir; ancak bunun için iki tarafın da döngüyü fark etmesi, iletişim kurmaya istekli olması, ihtiyaçları konuşabilmesi ve gerektiğinde destek alması önemlidir. Sürekli belirsizlik, duygusal ihmal ve tek taraflı çaba ise ilişkiyi yıpratabilir.
Kaçıngan bağlanan kişiye nasıl davranmalı?
Onu etiketlemek veya zorla konuşturmaya çalışmak yerine somut davranışları ve sizdeki etkisini açıkça ifade etmek daha faydalı olabilir. Ancak bunu yaparken kendi ihtiyaçlarınızı da yok saymamalısınız. Anlayış göstermek önemlidir, fakat sürekli bekleyen ve kendini geri plana atan taraf olmak sağlıklı değildir.
Kaçıngan bağlanma ile narsisizm aynı şey mi?
Hayır. Kaçıngan bağlanma ile narsisizm aynı şey değildir. Kaçıngan bağlanmada kişi yakınlık ve bağımlılık karşısında zorlanabilir. Narsisistik örüntüler ise daha farklı bir kişilik yapılanmasıyla ilgilidir. Bir kişiyi yalnızca mesafeli olduğu için narsisist olarak etiketlemek doğru değildir.
Kaçıngan bağlanma çocukluktan mı gelir?
Erken dönem ilişkiler bağlanma biçimlerini etkileyebilir; ancak yetişkinlikteki her ilişki problemini yalnızca çocuklukla açıklamak doğru değildir. Geçmiş ilişkiler, incinmeler, yaşam deneyimleri, kişilik özellikleri ve bugünkü ilişki dinamikleri de önemlidir.
Kaçıngan bağlanma için terapi faydalı olur mu?
Evet, özellikle kişi ilişkilerinde sürekli aynı uzaklaşma döngüsünü yaşıyor, duygularını ifade etmekte zorlanıyor veya yakınlık kurmak istediği hâlde kaçtığını fark ediyorsa terapi faydalı olabilir. Terapi sürecinde amaç kişiyi suçlamak değil, ilişki kurma biçimini daha yakından anlamasına yardımcı olmaktır.
Sonuç: Mesafe Bazen Sevgisizlik Değil, Korunma Çabasıdır
Kaçıngan bağlanma, ilişkilerde sık görülen ama çoğu zaman yanlış anlaşılan bir örüntüdür.
Dışarıdan bakıldığında kişi soğuk, umursamaz veya bağlanmak istemiyor gibi görünebilir. Fakat iç dünyada yakınlık karşısında bunalan, kontrolü kaybetmekten korkan, ihtiyaç duymayı zayıflık gibi algılayan veya geçmişte incinmemek için duvar örmüş bir taraf olabilir.
Yine de bu durum, ilişkide yaşanan uzaklığın etkisini önemsiz hâle getirmez.
Kaçıngan bağlanan kişinin mesafe ihtiyacı kadar, partnerin yakınlık ve güven ihtiyacı da önemlidir. Sağlıklı ilişki, yalnızca bir tarafın korunmasıyla değil, iki tarafın da duyulabildiği bir zeminle mümkün olur.
Bazen asıl soru “Ben kaçıngan mıyım?” değildir.
Asıl soru şudur:
“Yakınlık bana ne hissettiriyor?”“İlişkide kendimi korumaya çalışırken neyi kaybediyorum?”“Sevilmek benim için güvenli bir deneyim mi?”“Alanımı korurken karşımdaki kişiyi tamamen dışarıda mı bırakıyorum?”“Daha güvenli bir bağ kurmak için bugün küçük de olsa neyi farklı yapabilirim?”
Bu soruların cevapları herkes için farklıdır.
Ama bir yerden başlamak gerekiyorsa, çoğu zaman en sağlıklı başlangıç kendimizi veya partnerimizi etiketlemek değil; ilişkilerde ne zaman yaklaştığımızı, ne zaman kaçtığımızı ve neye ihtiyaç duyduğumuzu daha dürüst biçimde fark etmektir.
Çünkü bağlanma biçimimizi anlamak, geçmişteki davranışlarımız için kendimizi suçlamak değildir.Bundan sonra ilişkilerde kendimize ve karşımızdaki kişiye daha güvenli bir alan açabilmenin ilk adımıdır.
Kaynakça
Bowlby, J. Attachment and Loss.
Ainsworth, M. D. S. Patterns of Attachment.
Hazan, C. & Shaver, P. Romantic love conceptualized as an attachment process.
Brennan, K. A., Clark, C. L. & Shaver, P. R. Self-report measurement of adult attachment.
Mikulincer, M. & Shaver, P. R. Attachment in Adulthood: Structure, Dynamics, and Change.
Fraley, R. C. Adult Attachment Theory and Research.




Yorumlar