Gaslighting Nedir? İlişkide “Ben mi Abartıyorum?” Diye Düşünmenize Neden Olan Duygusal Manipülasyon
- Oğuz Demir
- 22 Haz
- 14 dakikada okunur

“Acaba gerçekten ben mi fazla tepki verdim?” “Yanlış mı hatırlıyorum?”“Belki de o haklıdır, ben çok hassas davranıyorumdur.” “Bu kadar üzülmem normal mi, yoksa ben mi büyütüyorum?” “Bunu söyledi ama sonra söylemediğini iddia etti. Acaba ben mi yanlış anladım?”
İlişkilerde zaman zaman kendimizi sorgulamak doğaldır. Hepimiz bazen fazla alıngan davranabilir, bazen bir olayı yanlış yorumlayabilir, bazen de öfkeyle söylediğimiz bir şeyi sonradan daha farklı değerlendirebiliriz. Yakın ilişkiler zaten iki insanın birbirini anlamaya çalıştığı, zaman zaman zorlandığı, bazen yanlış anladığı, bazen de kendini anlatmakta güçlük çektiği alanlardır.
Ancak burada önemli bir ayrım var.
Bir ilişkide kendinizi sorgulamanız başka bir şeydir; sürekli olarak kendi algınızdan, hafızanızdan, duygularınızdan ve gerçekliğinizden şüphe etmeye başlamanız başka bir şeydir.
Eğer bir süredir ilişkide ne yaşadığınızı anlamakta zorlanıyor, tartışmalardan sonra hep kendinizi suçlu hissediyor, duygularınızı dile getirdiğinizde “abartıyorsun”, “çok hassassın”, “sen yanlış hatırlıyorsun” gibi cümlelerle karşılaşıyor ve zamanla kendi iç sesinize güvenmekte zorlanıyorsanız, burada gaslighting olarak adlandırılan duygusal manipülasyon biçiminden söz etmek gerekebilir.
Bu yazıda gaslighting nedir, ilişkilerde nasıl ortaya çıkabilir, sağlıklı bir tartışmadan nasıl ayrılır ve kişi neden zamanla “ben mi abartıyorum?” diye düşünmeye başlar, bunlara birlikte bakacağız.
Gaslighting Nedir?
Gaslighting, bir kişinin karşısındaki insanın kendi algısından, hafızasından, duygularından veya yaşadığı olayları değerlendirme biçiminden şüphe etmesine neden olan bir psikolojik manipülasyon biçimi olarak tanımlanabilir.
Daha basit söyleyelim:
Gaslighting, bir ilişkide kişinin zamanla kendi gerçekliğine güvenemez hâle gelmesidir.
Burada yalnızca bir tartışmada haksız çıkmaktan söz etmiyoruz. Her ilişkide anlaşmazlık olabilir. İki insan aynı olayı farklı hatırlayabilir. Biri daha duygusal, diğeri daha mesafeli tepki verebilir. Bunlar tek başına gaslighting anlamına gelmez.
Gaslighting daha çok tekrar eden bir döngüdür.
Bu döngüde kişi, yaşadığı bir şeyi dile getirdiğinde karşı taraftan anlamaya çalışan bir cevap almak yerine, çoğu zaman kendi algısını sorgulatacak bir tepkiyle karşılaşır.
Örneğin:
“Ben öyle bir şey demedim.”
“Sen yine uyduruyorsun.”
“Her şeyi büyütüyorsun.”
“Sen zaten hep böylesin.”
“Normal bir insan buna bu kadar tepki vermez.”
“Senin psikolojin bozuk.”
“Bunu da mı sorun yaptın?”
“Ben sadece şaka yaptım, sen abarttın.”
“Sen yanlış hatırlıyorsun.”
“Benim yüzümden değil, senin hassasiyetin yüzünden böyle oluyor.”
Bu cümleler tek başına her zaman gaslighting anlamına gelmeyebilir. Çünkü ilişkilerde bazen insanlar savunmaya geçebilir, kendini kötü ifade edebilir veya gerçekten farklı hatırlayabilir.
Fakat bu cümleler sürekli tekrar ediyorsa, her tartışmanın sonunda konu sizin ne kadar “hassas”, “problemli”, “zor”, “abartılı” veya “yanlış anlayan” biri olduğunuza geliyorsa, zamanla şu duygu oluşabilir:
“Ben artık neyin gerçek olduğunu ayırt edemiyorum.”
İşte gaslighting’in en yorucu tarafı da budur. Sadece karşı tarafla sorun yaşamak değil, bir süre sonra kendinizle de aranızın bozulmaya başlamasıdır.
“Ben mi Abartıyorum?” Sorusu Neden Bu Kadar Yorucudur?
İnsan ilişkide bir sorun yaşadığında genellikle önce karşı tarafı anlamaya çalışır.
“Neden böyle davrandı?”“Bunu bilerek mi yaptı?” “Acaba canı mı sıkkındı?”“Ben mi yanlış anladım?”“Belki de kötü niyetli değildi.”
Bu sorular bir yere kadar doğaldır. Hatta sağlıklı ilişkilerde kişinin kendi payına bakabilmesi, empati kurabilmesi ve karşı tarafı anlamaya çalışması değerlidir.
Ancak gaslighting döngüsünde bu sorgulama dengeli değildir. Kişi kendi payına bakmaktan çok, neredeyse tüm sorumluluğu kendi üzerine almaya başlar.
Bir süre sonra olay şuna döner:
Karşı taraf kırıcı bir şey söyler, siz incinirsiniz. Siz incindiğinizi söylediğinizde, konu onun ne söylediğinden çıkar ve sizin neden bu kadar incindiğinize gelir. Siz sınır koymaya çalışırsınız, konu onun sınırı ihlal etmesinden çıkar ve sizin ne kadar katı, alıngan veya zor biri olduğunuza gelir. Siz bir tutarsızlığı dile getirirsiniz, konu onun davranışındaki tutarsızlıktan çıkar ve sizin ne kadar kuruntu yaptığınıza gelir.
Sonunda asıl mesele kaybolur.
İlişkide konuşulması gereken şey artık “Ne oldu?” değildir.“Ben neden böyle hissettim?” de değildir.Konu neredeyse tamamen “Ben normal miyim?” sorusuna dönüşür.
Bu çok yorucudur. Çünkü kişi artık sadece ilişkideki problemi çözmeye çalışmaz; aynı zamanda kendi gerçekliğini de savunmaya çalışır.
Her Tartışma Gaslighting Değildir
Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekir.
Son yıllarda gaslighting, toksik ilişki, narsist, manipülatif gibi kavramlar günlük dilde çok sık kullanılmaya başladı. Bu kavramlar bazen gerçekten yaşanan bir şeyi anlamlandırmaya yardımcı olabilir. Ancak bazen de her anlaşmazlığı açıklamak için aceleyle kullanılabilir.
Her tartışma gaslighting değildir.Her fikir ayrılığı manipülasyon değildir.Her savunmaya geçme hâli duygusal istismar anlamına gelmez.Her “bence yanlış hatırlıyorsun” cümlesi gaslighting değildir.
Sağlıklı ilişkilerde de insanlar bazen olayları farklı hatırlayabilir. Bir taraf bir konuşmayı daha yoğun yaşamışken, diğer taraf aynı konuşmayı daha önemsiz görmüş olabilir. Biri bir cümleden incinmiş, diğeri o cümleyi kırıcı bir niyetle söylememiş olabilir.
Burada belirleyici olan şey tek bir olaydan çok, tekrar eden ilişki biçimidir.
Sağlıklı bir tartışmada kişi kendini anlatmaya çalışır ama sizin gerçekliğinizi tamamen yok saymaz. Sizi dinlemeye çalışır. “Ben böyle hatırlamıyorum ama senin böyle hissetmiş olmanı önemsiyorum” diyebilir. Savunmaya geçse bile bir noktada durup kendi payına bakabilir.
Gaslighting döngüsünde ise çoğu zaman tam tersi olur. Sizin duygunuz, algınız veya hatırladığınız şey konuşulmaya değer görülmez. Siz kendinizi anlatmaya çalıştıkça daha çok karışır, daha çok suçlu hisseder, daha çok açıklama yapmak zorunda kalırsınız.
Aşağıdaki tablo bu ayrımı daha net görmeye yardımcı olabilir.
Sağlıklı Tartışma | Gaslighting Döngüsü |
İki taraf da kendi bakış açısını anlatmaya çalışır. | Bir taraf sürekli diğerinin algısını geçersizleştirir. |
“Ben böyle hatırlıyorum, sen nasıl hatırlıyorsun?” alanı vardır. | “Sen yanlış hatırlıyorsun, yine uyduruyorsun” tavrı baskındır. |
Duygular konuşulabilir. | Duygular abartı, zayıflık veya sorun çıkarma gibi gösterilir. |
Hata kabul edilebilir. | Sorumluluk sürekli karşı tarafa yüklenir. |
Tartışma sonunda konu biraz daha anlaşılır hâle gelebilir. | Tartışma sonunda kişi daha karışık, suçlu ve yetersiz hisseder. |
Sınırlar müzakere edilebilir. | Sınır koymak “trip”, “drama” veya “kontrol etme” gibi etiketlenebilir. |
İki taraf da ilişkinin sorumluluğunu paylaşır. | Bir taraf sürekli ilişkiyi bozmakla suçlanır. |
Bu ayrım önemlidir. Çünkü gaslighting’i anlamak, her tartışmayı patolojik görmek değil; tekrar eden bir duygusal yönlendirme biçimini fark etmektir.
İlişkide Gaslighting Nasıl Görünebilir?
Gaslighting çoğu zaman çok belirgin şekilde başlamaz. Hatta ilişkinin başında fark edilmesi oldukça zor olabilir.
Bazen kişi ilişkinin başında çok ilgili, çok yakın, çok anlayışlı ve çok yoğun bir tutumla gelir. Bu yoğunluk insana özel hissettirebilir. “Beni gerçekten anlıyor” duygusu oluşabilir.
Fakat zamanla ilişkide küçük kaymalar başlar. Sizi rahatsız eden bir şeyi söylediğinizde, beklediğiniz gibi anlaşılmak yerine suçlu hissedebilirsiniz. Bir davranış sizi incittiğinde, karşınızdaki kişi o davranışı konuşmak yerine sizin tepkinizi sorun hâline getirebilir.
Gaslighting ilişkide farklı biçimlerde görünebilir.
1. Yaşanan şeyi inkâr etme
Siz bir olayı hatırlatırsınız. Karşı taraf kesin bir dille reddeder.
“Ben böyle bir şey söylemedim.”“Hayır, öyle olmadı.”“Sen yanlış hatırlıyorsun.”“Bunu kafanda kurmuşsun.”
Elbette insanlar bazen gerçekten farklı hatırlayabilir. Fakat sorun, bunun sürekli olarak sizin algınızı geçersizleştirecek şekilde kullanılmasıdır.
Zamanla kişi şunu düşünmeye başlayabilir:
“Acaba gerçekten ben mi yanlış hatırlıyorum?”
2. Duyguları küçümseme
Siz kırıldığınızı, incindiğinizi veya rahatsız olduğunuzu söylersiniz. Karşı taraf duygunuzu anlamaya çalışmak yerine onu küçümser.
“Çok hassassın.”“Bunu da mı sorun yaptın?”“Seninle hiçbir şey konuşulmuyor.”“Normal biri buna bu kadar üzülmez.”“Sen zaten hep drama çıkarıyorsun.”
Burada mesele, duygunuzun doğru veya yanlış olması değildir. Duygular mahkemede kanıtlanması gereken şeyler değildir. Bir duygunun ortaya çıkmış olması, onu konuşmaya değer kılar.
Sağlıklı bir ilişkide karşınızdaki kişi sizinle aynı fikirde olmasa bile duygunuzu yok saymadan konuşabilir.
3. Sorumluluğu tersine çevirme
Bir davranış sizi incitmiştir. Bunu dile getirirsiniz. Fakat konuşmanın sonunda kendinizi özür dilerken bulursunuz.
Örneğin siz, “Dün herkesin içinde benimle alay ettiğinde çok kırıldım” dersiniz.
Karşı taraf şöyle cevap verir:
“Sen de insanların içinde beni kötü gösteriyorsun.”“Zaten senin yüzünden böyle konuşmak zorunda kalıyorum.”“Ben şaka yaptım, sen ortamı bozdun.”“Sen böyle tepki vermesen sorun olmayacaktı.”
Bir süre sonra asıl mesele kaybolur. Onun davranışı değil, sizin tepkiniz konuşulmaya başlanır.
Bu döngü sık tekrar ettiğinde kişi ilişkide sürekli suçlu hissetmeye başlayabilir.
4. “Şaka yaptım” diyerek incitici davranışı normalleştirme
Bazen kırıcı sözler şaka gibi sunulabilir.
“Ben sadece şaka yaptım.”“Espri anlayışın yok.”“Sen de çok ciddiye alıyorsun.”“Bunu bile kaldıramıyorsan sorun sende.”
Şaka, iki taraf da gülebildiğinde şakadır. Bir taraf sürekli inciniyor, diğer taraf ise bunu
görmezden geliyorsa, burada üzerinde durulması gereken bir şey olabilir.
5. Sizi kendinizden şüphe ettirme
Gaslighting’in en temel etkilerinden biri kişinin kendi iç pusulasına güvenememeye başlamasıdır.
Önceden “Bu beni rahatsız etti” diyebiliyorken, zamanla “Acaba rahatsız olmaya hakkım var mı?” diye düşünmeye başlayabilirsiniz.
Önceden bir olayı net hatırlıyorken, zamanla “Belki de ben yanlış hatırlıyorum” diyebilirsiniz.
Önceden sınır koyabildiğiniz bir konuda, zamanla “Belki de ben çok şey istiyorum” hissine kapılabilirsiniz.
Bu, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi de zedeler.
Gaslighting Döngüsü Nasıl İlerleyebilir?
Bazı ilişkilerde gaslighting tek bir olay gibi değil, yavaş yavaş güçlenen bir döngü gibi yaşanır.
Aşağıdaki şemayı blog yazısında grafik olarak da kullanabilirsiniz:
Rahatsız edici davranış → Duyguyu dile getirme → İnkâr / küçümseme → Kendinden şüphe etme → Daha çok açıklama yapma → Suçlu hissetme → Sınırların zayıflaması
Bu döngü ilk başta çok belirgin olmayabilir. Kişi çoğu zaman “ilişkiyi kurtarmak”, “yanlış anlaşılmayı düzeltmek” veya “karşı tarafı daha iyi anlatabilmek” için çaba gösterir.
Fakat zamanla ilişkiyi anlamaya çalışmak, ilişkinin kendisinden daha yorucu hâle gelebilir.
Kişi kendini sık sık şu hâllerin içinde bulabilir:
Sürekli açıklama yapma ihtiyacı
Kırıldığını kanıtlama çabası
Mesajları tekrar tekrar okuma
Olayları arkadaşlarına anlatıp “Sence ben mi abartıyorum?” diye sorma
Tartışmadan sonra saatlerce hatta günlerce düşünme
Karşı tarafın ruh hâline göre davranma
Sınır koyunca suçlu hissetme
Duygularını söylemeden önce defalarca tartma
“Bu sefer sakin anlatırsam belki anlar” diye düşünme
Kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleme
Burada kişinin kendisine sorması gereken soru şu olabilir:
“Bu ilişkide anlaşılmaya mı çalışıyorum, yoksa sürekli kendimi savunmaya mı çalışıyorum?”
Çünkü arada önemli bir fark vardır.
Anlaşılmaya çalışmak karşılıklı bir süreçtir.Kendini savunmak ise bazen bitmeyen bir mahkemeye dönüşebilir.
Gaslighting Kişide Ne Hissettirebilir?
Gaslighting’e maruz kalan kişi her zaman bunun adını hemen koyamaz. Hatta çoğu zaman ilk hissedilen şey öfke değil, karışıklık olur.
Kişi ne yaşadığını tam tarif edemez ama ilişkiden sonra kendini eskisi gibi hissetmediğini fark eder.
Bazı yaygın duygular şunlar olabilir:
Sürekli suçluluk
İlişkide bir sorun olduğunda otomatik olarak kendi hatanızı arıyor olabilirsiniz.
“Ben daha sakin söyleseydim böyle olmazdı.”“Ben üstüne gitmeseydim tartışma çıkmazdı.”“Ben çok beklentiye girdim.”“Benim yüzümden uzaklaştı.”
Kendi payına bakabilmek sağlıklıdır. Ancak her sorunun tek sorumlusu gibi hissetmek yorucudur.
Kafa karışıklığı
Tartışmanın başında neye kırıldığınızı biliyorken, sonunda neden tartıştığınızı bile unutmuş gibi hissedebilirsiniz.
Başta net olan şeyler zamanla bulanıklaşır.
“Ben neye üzülmüştüm?”“Bu konu nasıl bana geldi?”“Ben haklı mıydım, haksız mıydım?”“Bunu anlatmam yanlış mıydı?”
Bu karışıklık gaslighting döngüsünde sık görülebilir.
Kendine güvenin azalması
Kişi bir süre sonra yalnızca ilişki içinde değil, başka alanlarda da kendine daha az güvenmeye başlayabilir.
“Ben insanları yanlış mı anlıyorum?”“Ben fazla mı hassasım?”“Benim hislerime güvenilmez mi?”“Ben gerçekten zor biri miyim?”
İlişkide sürekli geçersizleştirilen kişi, zamanla kendi duygularını da geçersizleştirmeye başlayabilir.
Yalnızlaşma
Bazen kişi yaşadıklarını başkalarına anlatmakta zorlanır. Çünkü anlattığında bile kendinden emin değildir.
“Ya gerçekten ben abartıyorsam?”“Ya herkes bana çok hassas derse?”“Ya onu haksız yere kötü gösteriyorsam?”
Bu düşünceler kişiyi yalnızlaştırabilir. Oysa sağlıklı bir dış bakış, özellikle böyle karışık ilişkilerde çok önemlidir.
Sürekli tetikte olma
Karşı tarafın neye kızacağını, ne zaman uzaklaşacağını, hangi cümlenizin tartışma çıkaracağını sürekli hesaplıyor olabilirsiniz.
Bu da ilişkide doğal ve rahat olmayı zorlaştırır.
Bir ilişkinin güvenli hissettirmesi, hiç sorun yaşanmaması anlamına gelmez. Güvenli ilişki, sorun yaşandığında da kendinizi tamamen kaybetmek zorunda kalmadığınız ilişkidir.
Gaslighting ile Kaygılı Bağlanma Birbirine Karışabilir mi?
Bazı kişiler ilişkide belirsizliğe daha hassas olabilir. Mesajın geç gelmesi, partnerin uzak davranması, ilgideki küçük değişiklikler yoğun kaygı yaratabilir. Bu durum bazen kaygılı bağlanma eğilimleriyle ilişkili olabilir.
Ancak burada dikkatli olmak gerekir.
Kaygılı bağlanma eğilimi olan biri gerçekten de bazen ilişki içinde daha fazla güvenceye ihtiyaç duyabilir. Bazı durumları daha yoğun yaşayabilir. Belirsizlik karşısında zihni daha fazla çalışabilir.
Fakat bu, kişinin yaşadığı her rahatsızlığın “kaygılı bağlanma” nedeniyle olduğu anlamına gelmez.
Bazen kişi gerçekten de tutarsız, küçümseyici veya manipülatif bir ilişki içinde olabilir. Bu durumda karşı tarafın her şeyi “Sen zaten kaygılısın”, “Senin bağlanma problemin var”, “Sen hep böyle yapıyorsun” diyerek açıklaması da başlı başına yaralayıcı olabilir.
Kişinin kendi duygusal örüntülerini anlaması değerlidir. Ancak bu, karşı tarafın davranışlarını tamamen aklamak için kullanılmamalıdır.
Şu ayrım yardımcı olabilir:
“Benim bazı konularda daha hassasiyetlerim olabilir.”
“Ama hassasiyetlerimin olması, duygularımın tamamen geçersiz olduğu anlamına gelmez.”
Bu ikisi aynı anda doğru olabilir.
İnsan hem kendi tetiklenmelerini anlamaya çalışabilir hem de ilişkide kendisine iyi gelmeyen davranışlara sınır koyabilir.
Sık Görülen Gaslighting Cümleleri
Gaslighting her zaman bağırarak, açıkça suçlayarak veya ağır hakaretlerle olmaz. Bazen oldukça sıradan cümlelerin içinde gizlenebilir.
Elbette aşağıdaki cümlelerin her biri tek başına gaslighting anlamına gelmez. Önemli olan bu cümlelerin hangi bağlamda, ne sıklıkta ve nasıl bir etkiyle kullanıldığıdır.
İlişkilerde sık duyulabilen bazı cümleler:
“Sen çok hassassın.”
“Bunu da mı sorun yaptın?”
“Seninle konuşulmuyor.”
“Ben öyle bir şey demedim.”
“Yanlış hatırlıyorsun.”
“Sen zaten hep böyle yapıyorsun.”
“Kafanda kuruyorsun.”
“Abartıyorsun.”
“Ben şaka yaptım.”
“Sen beni buna mecbur bıraktın.”
“Sen böyle davranmasan ben de böyle olmazdım.”
“Herkes senin ne kadar zor biri olduğunu biliyor.”
“Seni seven başka kimse bunlara katlanmaz.”
“Senin iyiliğin için söylüyorum.”
“Sen terapiye gitmelisin, sorun sende.”
“Benim yerimde kim olsa böyle davranırdı.”
“Bu kadar büyütecek ne var?”
“Sen zaten ne desem yanlış anlıyorsun.”
Bu cümleler ilişkide sürekli tekrarlandığında, kişi kendi duygusunu ifade etmek yerine onu savunmaya çalışmaya başlar.
Oysa sağlıklı bir ilişkide duygular mahkemeye sunulacak deliller gibi ele alınmaz.
Bir insanın incinmiş olması, konuşulmaya değer bir şeydir.
“Ben mi Abartıyorum?” Diye Düşündüğünüzde Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
Böyle bir ilişki dinamiğinde insanın kafası karışabilir. Bu yüzden hızlı karar vermek yerine, bazı sorularla kendinize dönmek faydalı olabilir.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
1. Bu ilişkide duygularımı rahatça söyleyebiliyor muyum?
Duygularınızı söylediğinizde karşınızdaki kişi sizi anlamaya mı çalışıyor, yoksa hemen savunmaya geçip sizi mi suçluyor?
Her ilişkide savunma olabilir. Ancak her duygunuz “abartı” olarak görülüyorsa, burada durup düşünmek gerekir.
2. Tartışmaların sonunda kendimi daha net mi, daha karışık mı hissediyorum?
Sağlıklı bir konuşma her zaman hemen çözüm getirmeyebilir. Ancak en azından iki tarafın ne hissettiği biraz daha anlaşılır hâle gelebilir.
Gaslighting döngüsünde ise konuşma sonunda kişi genellikle daha karışık, daha suçlu ve daha yetersiz hisseder.
3. Sürekli kendimi kanıtlamak zorunda kalıyor muyum?
Kırıldığınızı kanıtlamak, üzüldüğünüzü kanıtlamak, yanlış anlaşılmadığınızı kanıtlamak, olayın gerçekten yaşandığını kanıtlamak…
Eğer ilişki sürekli bir ispat alanına dönüştüyse, bu çok yorucu olabilir.
4. Karşı taraf hiç sorumluluk alıyor mu?
Herkes hata yapabilir. Önemli olan hata yapmamak değil, hata karşısında ne yapıldığıdır.
Karşınızdaki kişi hiçbir zaman kendi payına bakmıyor, her durumda konuyu size getiriyorsa, ilişki dengesi bozulabilir.
5. Sınır koyduğumda ne oluyor?
Sınır koyduğunuzda karşı taraf bunu anlamaya çalışıyor mu? Yoksa sizi suçlu, bencil, soğuk veya problemli hissettirmeye mi çalışıyor?
Sınırlar ilişkiyi bozmak için değil, ilişki içinde kişinin kendini koruyabilmesi için vardır.
6. Bu ilişkide kendime benziyor muyum?
Belki de en önemli sorulardan biri budur.
Bu ilişkide daha sakin, daha açık, daha güvende ve daha kendiniz gibi mi hissediyorsunuz?Yoksa daha tedirgin, daha suskun, daha suçlu ve daha karışık mı?
Bazen bir ilişkinin bize ne yaptığını anlamak için sadece yaşanan olaylara değil, o ilişkinin içinde kim olduğumuza da bakmak gerekir.
Gaslighting’e Maruz Kaldığınızı Düşünüyorsanız Ne Yapabilirsiniz?
Öncelikle şunu söylemek önemli:
Bu yazıyı okurken bazı şeyler size tanıdık geldiyse, kendinizi suçlamaya çalışmayın. Gaslighting gibi ilişkisel döngüler çoğu zaman kişinin “neden fark etmedim?” diye kendisine kızmasına yol açabilir.
Fakat bu tür dinamikler genellikle bir anda başlamaz. Yavaş yavaş gelişir. İnsan çoğu zaman ilişkiyi sürdürmek, karşı tarafı anlamak, yanlış anlaşılmayı düzeltmek veya sevdiği kişiyle bağını korumak ister.
Bu çok insani bir çabadır.
Yine de bazı adımlar, yaşadığınız şeyi daha net görmenize yardımcı olabilir.
1. Yaşadıklarınızı kendi kendinize küçümsemeyin
“Bundan da etkilenilmez ki”, “başkası olsa takmazdı”, “ben fazla duygusalım” gibi cümlelerle kendi duygunuzu hemen bastırmaya çalışmayın.
Bir şey sizi etkiliyorsa, üzerinde düşünmeye değerdir.
Duygunuzun var olması, karşı tarafın kesin olarak kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Ama duygunuzun yok sayılması gerektiği anlamına da gelmez.
2. Olayları yazmak yardımcı olabilir
Kafanız çok karıştığında, yaşananları yazmak bazen netleştirici olabilir.
Ne oldu?Ben ne hissettim?Ben ne söyledim?O ne söyledi?Konuşma nasıl yön değiştirdi?Sonunda kendimi nasıl hissettim?
Bunu karşı tarafa göstermek için değil, kendi zihninizdeki bulanıklığı azaltmak için yapabilirsiniz.
Çünkü gaslighting döngüsünde kişi çoğu zaman olayları değil, olaylardan sonra kendisine hissettirilen suçluluğu hatırlar.
Yazmak, “Ben gerçekten ne yaşadım?” sorusuna dönmeyi kolaylaştırabilir.
3. Güvendiğiniz bir dış bakış alın
Böyle bir ilişki içinde kişi zamanla yalnızlaşabilir. Yaşadıklarını anlatırken bile kendinden şüphe edebilir.
Bu nedenle güvendiğiniz, sizi hemen yargılamadan dinleyebilecek bir kişiyle konuşmak faydalı olabilir.
Ancak burada önemli olan, ilişkiyi sosyal medya jürisine taşımak veya herkesten onay toplamaya çalışmak değildir. Ama güvendiğiniz birinin sakin dış bakışı, bazen sürekli bulanıklaşan bir durumu daha net görmenize yardımcı olabilir.
4. Sınırlarınızı küçük cümlelerle ifade etmeye çalışın
Gaslighting döngüsünde kişi çoğu zaman çok uzun açıklamalar yapmaya başlar. Çünkü anlaşılmak ister. Ancak bazen uzun açıklamalar, karşı tarafın konuyu daha fazla dağıtmasına da zemin hazırlayabilir.
Daha kısa ve net cümleler yardımcı olabilir:
“Bu şekilde konuşulduğunda kendimi kötü hissediyorum.”
“Bunu şaka olarak görmüyorum.”
“Bu konuyu bağırmadan konuşmak istiyorum.”
“Duygularımın küçümsenmesini istemiyorum.”
“Şu an kendimi savunmaya çalışırken buluyorum, konuşmaya ara vermek istiyorum.”
“Bunu benim hassasiyetim olarak değil, ilişkide konuşulması gereken bir konu olarak görüyorum.”
Bu cümleler her zaman karşı tarafı değiştirmeyebilir. Ancak sizin kendi sınırınızı duymanıza yardımcı olabilir.
5. Kendinizi tek başınıza ikna etmeye çalışmayın
Bazı ilişkilerde kişi aylarca hatta yıllarca “Bu sefer anlatabilirsem düzelir” diye düşünebilir.
Elbette ilişkilerde konuşmak önemlidir. Ancak sürekli aynı yere dönüyorsanız, her konuşma sizi daha da yıpratıyorsa ve karşı taraf hiçbir şekilde kendi payına bakmıyorsa, burada yalnızca daha iyi cümleler kurmanız gerekmiyor olabilir.
Bazen mesele nasıl anlattığınız değil, karşınızdaki kişinin duymaya ne kadar açık olduğudur.
6. Psikolojik destek almayı düşünebilirsiniz
Gaslighting gibi ilişkisel manipülasyon döngüleri kişinin öz güvenini, sınırlarını, kendilik algısını ve ilişkilerdeki güven duygusunu etkileyebilir.
Psikolojik destek almak, “ben sorunluyum” anlamına gelmez. Tam tersine, yaşadığınız şeyi daha sakin, daha güvenli ve daha bütünlüklü biçimde anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.
Terapi sürecinde şu sorular üzerine çalışılabilir:
Bu ilişkide beni en çok ne karıştırıyor?
Hangi durumlarda kendimden şüphe etmeye başlıyorum?
Sınır koymak benim için neden zor?
Suçluluk duygum gerçekten bana mı ait?
Bu ilişki hangi eski duygularımı tetikliyor?
Ben ilişkide neye ihtiyaç duyuyorum?
Kendime yeniden nasıl güvenebilirim?
Bazen insan kendi yaşadığı şeyi ancak güvenli bir ilişkisel alanda anlatabildiğinde daha net görmeye başlar.
Gaslighting Yaşayan Kişi Neden İlişkiden Hemen Çıkamaz?
Dışarıdan bakıldığında insanlar bazen kolayca şöyle diyebilir:
“Madem bu kadar kötü, neden ayrılmıyorsun?”“Neden hâlâ konuşuyorsun?”“Neden hâlâ açıklama yapıyorsun?”“Neden kendini bu kadar yoruyorsun?”
Fakat ilişkilerin içinden bakınca süreç her zaman bu kadar basit değildir.
Gaslighting döngüsünde kişi çoğu zaman yalnızca karşı tarafla değil, kendi içindeki umutla da ilişki hâlindedir.
“Belki değişir.”“Belki bu sefer anlar.”“Belki ben daha doğru anlatırsam düzelir.”“Belki gerçekten kötü niyetli değildir.”“İlişkinin başında böyle değildi.”“Ben de hatalar yaptım, belki biraz daha çabalamalıyım.”
Bunlar anlaşılır düşüncelerdir. İnsan bağlandığı bir ilişkiden bir anda kopamayabilir. Özellikle ilişkinin içinde zaman zaman sevgi, yakınlık, özür, pişmanlık veya güzel anlar da varsa, kafa daha da karışabilir.
Çünkü manipülatif ilişkiler her an kötü hissettirmez. Bazen çok iyi hissettiren anlar da vardır. Zaten çoğu zaman kişiyi ilişkide tutan şey de yalnızca yaşanan acı değil, arada gelen o umut ve yakınlık anlarıdır.
Bu yüzden kişinin kendisine sert davranması yerine şu soruya dönmesi daha yardımcı olabilir:
“Bu ilişki bana genel olarak nasıl hissettiriyor?”
Tek tek güzel anlar olabilir. Ama ilişkinin bütünü sizi sürekli küçültüyor, karıştırıyor, suçlu hissettiriyor ve kendinize yabancılaştırıyorsa, bunu ciddiye almak gerekir.
Gaslighting Sonrası Kendine Güven Yeniden Nasıl Kurulur?
Gaslighting döngüsünden çıkmak ya da böyle bir ilişkiyi fark etmek, her şeyin bir anda düzeleceği anlamına gelmez. Kişi ilişkiden uzaklaşsa bile bir süre kendi duygularına güvenmekte zorlanabilir.
Bu oldukça anlaşılırdır.
Çünkü uzun süre boyunca “abartıyorsun”, “yanlış hatırlıyorsun”, “sen sorunlusun” gibi mesajlara maruz kalan biri, kendi iç sesini yeniden duymayı öğrenmek zorunda kalabilir.
Bu süreçte bazı küçük adımlar yardımcı olabilir.
Duygularınızı hemen yargılamadan fark edin
Bir duygu geldiğinde hemen “Haklı mıyım, haksız mıyım?” diye düşünmek yerine önce sadece adını koymaya çalışın.
“Şu an kırıldım.”“Şu an korktum.”“Şu an öfkelendim.”“Şu an suçlu hissediyorum.”“Şu an kafam karıştı.”
Duygunun adını koymak, o duyguyla ne yapacağınızı hemen bilmeniz gerektiği anlamına gelmez. Ama kendinizle teması güçlendirir.
Küçük sınırlar koymaya başlayın
Sınır koymak yalnızca büyük kararlar almak değildir. Bazen küçük bir “hayır”, bazen konuşmaya ara vermek, bazen bir konuda açıklama yapmayı bırakmak da sınırdır.
Örneğin:
“Bu konuyu şu an konuşmak istemiyorum.”“Böyle konuşulduğunda devam edemem.”“Kendimi açıklamaya devam etmek istemiyorum.”“Bunu düşünmek için zamana ihtiyacım var.”
Küçük sınırlar, kişinin kendi iç alanını yeniden hissetmesine yardımcı olabilir.
Güvenli ilişkileri fark edin
Gaslighting sonrası kişi bazen herkesten şüphe etmeye başlayabilir. Bu da anlaşılırdır. Ancak iyileşme sürecinde güvenli ilişkileri fark etmek önemlidir.
Güvenli ilişkilerde insan sürekli kendini savunmak zorunda kalmaz.Duyguları hemen küçümsenmez.Hata yapınca tamamen değersiz hissettirilmez.Sınır koyunca terk edilmekle cezalandırılmaz.Konuşmalar sonunda daha da karışmaz.
Böyle ilişkileri fark etmek, kişinin ilişkilere olan güvenini yeniden kurmasına yardımcı olabilir.
Kendinize zaman tanıyın
Kendine güven bir günde zedelenmediği gibi, bir günde de tamamen onarılmaz.
Bazı günler çok net hissedebilirsiniz. Bazı günler yine “acaba ben mi abarttım?” diye düşünebilirsiniz. Bu iniş çıkışlar sürecin bir parçası olabilir.
Önemli olan her şüphe anında eski döngüye geri dönmek değil, kendinize daha şefkatli bir yerden yaklaşabilmektir.
Gaslighting Yaşadığınızı Düşünüyorsanız Kendinize Şunu Hatırlatın
Bir ilişkide kendi payınıza bakmanız değerlidir.Ama her şeyi kendinize yüklemeniz gerekmez.
Duygularınızı sorgulamanız bazen faydalı olabilir.Ama sürekli kendi gerçekliğinizden şüphe etmeniz sağlıklı değildir.
Karşınızdaki kişiyi anlamaya çalışmanız güzeldir.Ama bu süreçte kendinizi tamamen kaybetmeniz gerekmez.
Bir insanı sevebilirsiniz.Ama seviyor olmanız, her davranışı tolere etmeniz gerektiği anlamına gelmez.
İlişkide hatalarınız olabilir.Ama hatalarınızın olması, duygusal olarak küçümsenmeyi hak ettiğiniz anlamına gelmez.
Kırılmış olmanız sizi zayıf yapmaz.Rahatsız olduğunuzu söylemeniz sizi problemli yapmaz.Sınır koymanız sizi sevgisiz yapmaz.Kendinizi korumaya çalışmanız ilişkiyi sabote ettiğiniz anlamına gelmez.
Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, karşı tarafı bir kez daha ikna etmek değil; kendi iç sesini yeniden duyabilmektir.
Sonuç: Gaslighting’i Fark Etmek Kendinizi Suçlamak Değil, Kendinize Dönmektir
Gaslighting, ilişkide insanın yalnızca karşı tarafla değil, kendi gerçekliğiyle de mücadele etmeye başlamasına neden olabilir. Kişi zamanla ne hissettiğinden, ne hatırladığından, neye hakkı olduğundan ve neyi istemesinin normal olduğundan emin olamamaya başlayabilir.
Bu yüzden gaslighting’i fark etmek önemlidir.
Ama burada amaç hemen birini etiketlemek, her tartışmaya bir isim koymak veya ilişkiyi tek bir kavramla açıklamak değildir. Amaç, ilişkide tekrar eden bir örüntü varsa onu daha net görebilmektir.
Kendinize şu soruyla dönebilirsiniz:
“Bu ilişkide ben daha çok kendim mi oluyorum, yoksa kendimden daha çok mu şüphe ediyorum?”
Bu sorunun cevabı bazen birçok şeyden daha açıklayıcı olabilir.
Eğer ilişkinizde sürekli suçlu hissediyor, duygularınızı ifade etmekten çekiniyor, kendi algınızdan şüphe ediyor ve yaşadığınız şeyleri anlamlandırmakta zorlanıyorsanız, bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz.
Psikolojik destek, yaşadığınız ilişki dinamiğini daha sağlıklı değerlendirebilmenize, kendi duygularınızla yeniden temas kurabilmenize ve sınırlarınızı daha güvenli biçimde fark edebilmenize yardımcı olabilir.
Unutmayın:Bir ilişkide anlaşılmak istemek fazla bir şey istemek değildir.Duygularınızın ciddiye alınmasını beklemek abartı değildir.Kendi gerçekliğinize yeniden güvenmek ise çoğu zaman iyileşmenin en önemli adımlarından biridir.
Kısa Özet
Gaslighting, bir kişinin ilişkide kendi algısından, hafızasından, duygularından veya yaşadığı olayları değerlendirme biçiminden şüphe etmesine neden olan duygusal manipülasyon biçimidir. Her tartışma gaslighting değildir; ancak kişi sürekli suçlu hissediyor, duyguları küçümseniyor, yaşadığı şeyler inkâr ediliyor ve zamanla “ben mi abartıyorum?” diye düşünmeye başlıyorsa bu döngüyü ciddiye almak gerekir. Böyle durumlarda güvenilir bir dış destek almak ve gerekirse psikolojik destek sürecine başvurmak faydalı olabilir.




Yorumlar